Sonuçlar Ansiklopedi (0)
10 Sonuç
SIRALA
  1. En iyi cevaplar
  2. En yeni
Yaz TopluluÄŸa Sor

Warning: foreach() argument must be of type array|object, null given in /home/gazian84/limbul.com/limbul/library.php on line 3294
hz. ?brahim peygamber misafirsiz pek oturmazm?? sofraya.. ne vakit yemek yiyecek olsa birisi olsun, bir ka??k daha konsun istermi?.. bir gün ak?am vakti sofra haz?rlanm??, kimsecikler yok, bekliyor bir misafir gelse de yemek yesek. yine gelen giden yok, ç?km?? hani birini bulabilir miyim diye. bakm?? ihtiyar bir adamca??z, 70-80 ya?lar?nda. onu davet etmi?; "baba gel, beraber yemek yiyelim" demi?. oturmu?lar sofraya, ihtiyar ka????n? uzatm??, tam al?rken besmele çekmedi?ini farketmi? hz. ibrahim. "baba, besmele çekmedin, allah'?n ad?yla niye ba?malad?n" deyince; "evlat, ben mecusiyim" diyor, "ate?e tapanlardan?m." o zaman hz. ibrahim biraz müteessir olmu?, "kusura bakmay?n" demi?, "ben bu yeme?i sizinle payla?amam, biz hanif dinindeniz, ben sizi yolcu edeyim." diyerek nazikçe u?urlam?? ihtiyar?. cenab-? hak o zaman cebrail aleyhisselam'? gönderip hz. ibrahime diyor ki; "ne yapt?n sen, o benim kulum" diyor, "onu ben yaratt?m. bana inanmad???n? bile bile 80 y?ld?r ona r?z?k verdim, ekmek verdim, a? verdim, sa?l?k verdim, s?hhat verdim, evlat verdim, torun torba verdim. ama sen bir lokma ekme?i çok gördün." Hemen Hz.?brahim Ya?l?y? aramaya ba?lam?? ya?l?y? bulunca  Hz. ?brahim bütün olay? anlatm?? bunun üzerine Ya?l? "Bu nas?l bir din benim için Peygamberini azarlad?" diyerek hemen orac?kta müslüman olmu?tur.
Anonim - 25 Nis 2021 (22:00)
Anonim - 25 Nis 2021 (22:00)

  • Anonim
Cevap yazmak için oturum aç
Yanıtla
Doğrulanmış Veri
?mam-? Azam Ebu Hanife’nin ateistlere verdi?i müthi? cevap öldükten sonra hesap verilece?ini, bunun ard?ndan hak edenlerin cennete, hak etmeyenlerin cehenneme gidece?ini sorup, cennete gidenlerin istedikleri her ?eyi yiyip içtikleri halde tuvalet ihtiyaçlar?n?n olmayaca??n?n ak?l d??? oldu?unu savundu. Bunun üzerine, ?mam-? Azam ?u cevab? verdi:
“Karde?lerim Sizlerde dinleyin bu Ataistlere verece?im cevab? , sizlere bunun cevab?n? verece?im ama insan gibi dinleyiniz . Bunun cevab?n? daha ahirete gitmeden dünyadayken versem kabul etmez misiniz? Siz dünyaya gelmeden evvel, neredeydiniz? Annenizin karn?ndan ba?ka nerede olacakt?n?z? Peki annenizin karn?nda kaç ay kald?n?z? Tam 9 ay... Az bir zaman de?il. Peki ana rahminde bu 9 ay zaman içinde canl? m?yd?n?z, cans?z m?? Tabi ki canl?... Peki canl? kalmak için yiyip içmek ?art m?d?r, de?il midir? ?artt?r... Demek siz ana rahminde yemi? içmi?siniz öyle mi? Evet... Peki tuvaletinizi nereye ç?kar?yordunuz?”
Sohbetin devam?nda, “Adamlar hiç dü?ünmemi?ler. Bak dü?ünmenin önemi... Ayet bunu anlat?yor yani. Hakikaten do?ru, diyorlar, ana rahminde tuvalet olmaz. ?mam-? Azam diyor, ana rahminde tuvalet olmaz, cennette neden mümkün olmas?n bu hadise? Hemen Ebu Hanife’nin önünde kelime-i ?ehadet getiriyor Ataistler,  Ve iman ediyorlar. Demek ki Müslümanlar, dinsiz adam?n evvela beyni i?lememi?tir. Nerede ateist, nerede bir dinsiz görürseniz bilin ki o adam?n beyni durmu?, dü?üncesi ölmü?tür, tefekkür hayat? felç olmu?tur.” ifadelerini kullan?yor.
“Dü?üneceksiniz! Demek ki Allah-u Teala, insanlara ak?l nimetini ve dü?ünme kaabiliyetini asla bo?a vermi? olamaz.”
Anonim - 25 Nis 2021 (22:35)
Anonim - 25 Nis 2021 (22:35)

  • Anonim
Cevap yazmak için oturum aç
Yanıtla
Doğrulanmış Veri
Hz.Yûnus, Tanr? taraf?ndan peygamber olarak Ninevâ (Ninova) halk?na, kötü yoldan dönmedikleri takdirde k?rk gün sonra helâk edileceklerini bildirmek üzere gönderilmi?, fakat Hz.Yûnus, ?srâilliler’in dü?man? olan Ninevâ halk?n? uyarmak istememi?, böylece ilâhî emre uymay?p Tar?i?’e gitmek amac?yla Yafa’dan bir gemiye binmi?tir. Denizde büyük bir f?rt?na ç?k?nca gemideki a??rl?klar denize at?lm??, bu felâketin kimin yüzünden ba?lar?na geldi?ini anlamak için gemi yolcular? aras?nda kura çekilmi? ve kura Hz.Yûnus’a isabet etmi?, Hz.Yûnus, ?brânî oldu?unu bildirerek gerçe?i anlatm?? ve denize at?lmas?n? istemi?tir. Hz.Yûnus denize at?l?nca f?rt?na dinmi?, Rabb’in emriyle onu büyük bir bal?k yutmu?,Hz. Yûnus üç gün üç gece bal???n karn?nda kalm??t?r (Yûnus, bab 1). Bal???n karn?nda iken Allah’a niyazda bulunmu?, Allah duas?n? kabul etmi? ve bal?k onu karaya kusmu?tur
f.hatice__karakaya - 29 Kas 2022 (22:56)
f.hatice__karakaya - 29 Kas 2022 (22:56)

  • Anonim
Cevap yazmak için oturum aç
Yanıtla
Doğrulanmış Veri
Hz. Yusuf rüya tabiri yapabilmektedir. Bir gün Kral rüyas?nda yedi zay?f ine?in, yedi semiz ine?i
yedi?ini ve yedi dolgun ba?akla beraber yedi c?l?z ba?a??n bulundu?unu söyleyerek rüyas?n?n tabir edilmesini ister.Önce tap?nak rahipleri sen yard?m ister. Ama onlar?n rüya yorumcular? ne yaz?k ki bu rüyay? yorumlayamazlar. Daha sonra Hz. Yusuf'un zindandayken rüyas?n?n yorumland??? ve gerçekle?erek özgür kalan ki?inin tavsiyesi üzerine Hz. Yusuf’a rüyay? tabir etmesi için elçi gönderilir ve zindandan
ç?kmas? istenir. Ancak Hz. Yusuf lütuf istemedi?ini, suçsuz oldu?unun kabul edilmesini ister. Suçsuzlu?unun kabulünün ard?ndan zindandan ç?kar ve kral?n rüyas?n? tabir eder. Ve ?öyle der:
“Önümüzde yedi bolluk y?l? olacakt?r. Bu yedi bolluk y?l?nda ihtiyaçlar?n?z konusunda tasarruf edin. Çünkü bunun ard?ndan yedi kurakl?k ve k?tl?k y?l? gelecektir.
Kurakl?k ve k?tl?k y?llar?nda aç kalmamak için, ilk yedi bolluk y?l?n? iyi de?erlendirin.”
Hz.Yusuf’un dedi?i gibi olur ve Yusuf devlet hazinesinin ba??na getirilir. Hatta erzaks?z kalan babas? ve karde?lerine erzak verir. Devlet hazinesini israftan ve iltimaslardan koruyarak zor y?llar?n rahat geçirilmesini sa?lar.
f.hatice__karakaya - 29 Kas 2022 (23:07)
f.hatice__karakaya - 29 Kas 2022 (23:07)

  • Anonim
Cevap yazmak için oturum aç
Yanıtla
Doğrulanmış Veri
Yûsuf ad?nda gezgin bir zât, Zünnûn-i M?srî hazretlerinin ?sm-i âzam? bildi?ini ö?renince, M?s?r’a gitti. Huzûruna var?nca, önceleri iltifat görmedi. Sonra huzûra kabûl edildi ve Zünnûn-i M?srî hazretlerine bir sene hizmet etti. Bir gün ona;
- Ey üstâd, sana bir sene hizmet ettim, art?k hakk?m? vermen gerekir. Senin ?sm-i âzam? bildi?ini söylediler. Onu, benden iyi emânet edece?in bir ba?ka kimse olmayaca??n? bilirsin,dedi. Sükût etti. Ona cevap vermedi. Alt? ay sonra bir taba?a konmu? ve bir mendile sar?lm?? bir ?ey ç?kard?. Ona;
- Fustat’ta bulunan falan dostumuzu bilirsin de?il mi?” diye sorunca;
- Evet,  dedi.
Zünnûn hazretleri ona;
- ??te bunu ona götür. dedi.
O da sar?l? taba?? ald?, giderken;
- Zünnûn-i M?srî gibi bir zât hediye gönderiyor. Acabâ nedir, ne kadar k?ymetlidir? diye dü?ündü. Merak?n? yenemeyerek taba?? açt?. ?çinden bir fare f?rlad? ve kaç?p kayboldu. Bu duruma k?zarak, Zünnûn-i M?srî’nin yan?na geldi.
Zünnûn-i M?srî ona;
- Biz seni denedik. Sana bir fâre emânet ettik, ona h?yânet ettin. Hiç sana ?sm-i âzam? güvenip teslim edebilir miyim? dedi.
f.hatice__karakaya - 30 Kas 2022 (12:32)
f.hatice__karakaya - 30 Kas 2022 (12:32)

  • Anonim
Cevap yazmak için oturum aç
Yanıtla
Doğrulanmış Veri
Her peygamberinin mucizeleri oldu?u gibi Hz. Nuh (A.S)'?n da mucizeleri bulunmaktad?r. Hz. Nuh peygamber bulutsuz olarak ya?mur ya?d?ran bir peygamberdir. Baz? rivayetlere göre putlara tapan kavimde ki baz? ki?iler "Bizlere e?er mucize gösterirsen sana iman ederiz." demi?lerdir. Bunun üzerine Nuh peygamber "nas?l bir mucize göstereyim?" demi?tir. Onlar da "Bizlere bulut olmadan ya?mur ya?d?r." demi?lerdir. Bunun üstüne de Hz. Nuh Allah'a dua etmeye ba?lad?. Ellerini semaya kald?ran Hz. Nuh bulut olmadan ya?mur ya?d?rm??t?.
Kur'an-? Kerim'de Hz. Nuh ile ilgili en büyük mucizelerden biri olan büyük tufandan bahsedilmi?tir. Hud suresinin 36. ve 37. ayetinde ?öyle buyrulur;
"Nûh’a vahyolundu ki: "Kavminden daha önce iman etmi? olanlardan ba?kas? art?k inanmayacak. Sak?n onlar?n yapt?klar?na üzülme! Bizim gözetimimiz alt?nda ve ö?retti?imiz ?ekilde gemiyi yap, haktan sapanlar için bana ba?vuruda bulunma! Onlar bo?ulacaklar!" buyrulmu?tur. Hud suresinin 40. ve 41. ayetinde ise "Nihayet emrimiz geldi ve sular co?up yükseldi. Nûh’a dedik ki: "Her türden (hayvan) birer çift ile -daha önce haklar?nda hüküm verilmi? olanlar d???nda- aileni ve iman edenleri gemiye bindir!" Zaten onunla birlikte pek az? iman etmi?ti." denilmi?tir.
f.hatice__karakaya - 30 Kas 2022 (12:35)
f.hatice__karakaya - 30 Kas 2022 (12:35)

  • Anonim
Cevap yazmak için oturum aç
Yanıtla
Doğrulanmış Veri
Cenâb-? Hak, Hazret-i Âdem ve e?i Havvâ’y? ?blis’le imtihâna tâbî tuttu. Bu imtihan?n gerçekle?mesi için de ?blis’e f?rsat verdi.  Allah -celle celâluhu- cennetteki bir a?ac?n meyvesine yakla?may? Hazret-i Âdem ve Hazret-i Havvâ’ya yasaklam??t?. ?nsan? Allah’?n emrine tâbî olmas?n? engellemeye çal??an nefis, insanla ilk mücâdelesine ?eytan?n vesvesesiyle cennette ba?lad?. ?eytan?n arzu ve isteklerini, Hazret-i Havvâ’y? vâs?ta k?lmak suretiyle Hazret-i Âdem’e kabul ettirmeye çal??t?. ?eytan ise, vazîfesi gere?i her ikisini de kand?rabilmek için türlü hîleler yapmaktayd?:
"Derken ?eytan, kapal? olan ay?p yerlerini birbirine göstermek için onlara vesvese verdi. Rabbiniz size bu a?ac?: ‘Meleklerden olursunuz veya (cennette) ebedî kalanlardan’ olursunuz diye yasaklad?. dedi." (Â’râf, 20)
"Ve onlara: ‘Ben gerçekten size ö?üt verenlerdenim...’ diye yemîn etti." (Â’râf, 21)
"Böylece onlar? hîle ile aldatt?. (Onlar) a?ac?n meyvesini tatt?klar?nda ay?p yerleri kendilerine göründü. Üzerlerini cennet yapraklar?yla örtmeye ba?lad?lar. Rabbleri onlara: ‘Ben size o a?ac? yasaklamad?m m?? Ve ?eytan size apaç?k bir dü?mand?r demedim mi?’ diye nidâ etti." (Â’râf, 22)
Hazret-i Âdem ve Havvâ’n?n yasak meyveye yakla?mas?, onlar?n nefs imtihan? ile kar?? kar??ya bulunmalar? sebebiyledir. ?eytan?n kendilerinden âdetâ öç almak için yapm?? oldu?u hîleye kanan Hazret-i Âdem ile e?i Hazret-i Havvâ, bu aldan??tan sonra büyük bir pi?manl?kla hemen ?blis’i terkettiler ve meleklerin yollar?n? tercîh ederek tevbe ettiler:
"Dediler ki: Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik.. E?er sen bizi ba???lamaz ve bize ac?mazsan mutlaka ziyân edenlerden oluruz." (Â’râf, 23)
Allah Teâlâ, tevbe etmeleri sebebiyle onlar?n kendilerine ve nesillerine kurtulu? yolunu ?öyle göstermi?tir:
"Ey Âdem o?ullar?! Size ay?p yerlerinizi örtecek bir giysi, süslenecek bir elbise yaratt?k. Takvâ elbisesi... ??te o daha hay?rl?d?r..." (Â’râf, 26)
"Ey Âdem o?ullar?! ?eytan, ay?p yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak ana ve baban?z? cennetten ç?kard??? gibi sizi de aldatmas?n!..." (Â’râf, 27)
Bu âyetlerde, insan?n ay?plar?n? ve eksiklerini örtmede bilinen giysilerin yeterli olmad???na, esas elbisenin kalbi ve gönlü menfî duygu ve dü?üncelerden koruyan ve kulun Allah’a kar?? mesuliyetini idrak etmesini sa?layan bir "takvâ elbisesi"ni ku?anmas? gerekti?ine i?âret edilmektedir.
f.hatice__karakaya - 30 Kas 2022 (12:40)
f.hatice__karakaya - 30 Kas 2022 (12:40)

  • Anonim
Cevap yazmak için oturum aç
Yanıtla
Doğrulanmış Veri
Hâbil ve Kâbil, ilk insan-ilk peygamber H.z. Âdem aleyhisselâm?n o?ludur. Bir gün aralar?nda büyük bir ihtilâf ç?kt?. Kâbil haks?zd? ama anla?mazl??a son vermiyordu.
Taberî , Be?avî , ?bn Kesîr ve Suyûtî müfessirlerin naklettikleri rivayetlere göre;
Kâbil ve ikizi cennette, Hâbil ve ikizi ise yeryüzüne indikten sonra do?mu?tur.
H.z. Âdem, evlilik ça??na geldiklerinde, ilâhî emir uyar?nca küçük o?lu Hâbil’in ikizi Lebûda’y? Kâbil’le, Kâbil’in ikizi Aklîmâ’y? da Hâbil’le evlendirmek istedi. Habil’in alaca?? k?z, yani; Aklima, Kabil’in alaca?? k?zdan daha güzeldi. Öteden beri Habil’i k?skanan Kabil bu durumu kabul etmiyordu. Bu istek kar??s?nda Kâbil, Hâbil’in Aklîmâ ile evlenmesine itiraz etti.
Âdem bu meseleyi halletmek için Hâbil ve Kâbil’den Allah’a birer kurban(takdim) sunmalar?n?, hangisinin kurban? kabul edilirse onun hakl? olaca??n? söyledi.
O dönemde kurban?n kabul edildi?inin göstergesi, gökten inen bir ate?in onu yok etmesiydi. Kabul edilemeyen kurban? ise y?rt?c? hayvanlar yerdi.
Kâbil, çiftçilik yapmaktayd?, tar?m ürünlerinin en kötüsünden az bir miktar takdim etti. Bu arada o, kurban?n Allah nezdinde kabul edilip edilmemesinin önemli olmad???n? ve k?z karde?inin Hâbil’le asla evlenemeyece?ini dü?ünüyordu.
Hâbil çobanl?k yapmaktayd?,sürüsünün en iyilerinden iyileri bir koç ile süt ve ya? takdim etti; içinden de Allah’?n emrine boyun e?meyi ve r?zas?n? kazanmay? arzu ediyordu.
Her iki karde? takdimelerini bir da??n tepesine koydular. Semadan bir ate? indi. Fakat Kâbil’in takdimelerine dokunmad?.
“Allah ancak takvâ sahiplerinden (kurban) kabul eder!” ifadesiyle Hâbil, karde?inin takvâ ehli olmad???na, kurban?n?n bu sebeple kabul edilmedi?ine dikkat çekmi?tir. ?üphesiz ki kabul veya reddetmek tamamen Allah’?n iradesine ba?l?d?r.
Bu durum kar??s?nda Kâbil buna çok öfkelendi ve sonunda karde?ini öldürmeye karar verdi.
Bu olaylar olup bitti?i s?rada Âdem Kâbe’yi ziyaret için Mekke’ye gitmeyi tasarl?yordu.
Âdem gidince, Kâbil Hâbil’e;
“Seni öldürece?im; çünkü Allah senin takdimeni kabul etti, benimkini etmedi. Üstelik sen benim güzel ikizimle de evleneceksin” dedi. Buna kar?? Hâbil, Allah’?n ancak muttakîlerin kurbanlar?n? kabul etti?ini, dolay?s?yla hiçbir suçu bulunmad???n? ifadeyle, “E?er hâlen beni öldürme azminde isen sana kesinlikle kar?? koymayaca??m” dedi ve karde?inin yan?ndan uzakla?t?.
Daha sonra Kâbil onu aramaya koyuldu ve bir gün koyunlar?n? otlatt??? bir da?da rivayetlere göre Hira da?? veya ?am civar?ndaki Kâsiyûn da??nda uyur vaziyette iken buldu. Sonra bir ta? al?p ba??na vurarak karde?i Hâbil’i öldürdü.

Bir ba?ka rivayette;
Kâbil karde?ini öldürmeye karar verdi; ancak onu nas?l öldürece?ini bilemedi. Tam o s?rada ?blis Kâbil’in kar??s?nda bir ku? ?eklinde belirdi ve o bir ba?ka ku?u yakalay?p ba??n? ta?la ezdi. Böylece Kâbil’e cinayetin nas?l i?lendi?ini ö?retti. Kâbil, ?blis’ten ö?rendi?i ?ekilde karde?ini öldürdü. Hâbil cinayete kurban gitti?inde yirmi ya??ndad?r ve cesedi de henüz ortada durmaktad?r. Zira Kâbil, karde?inin cesedini ne yapaca??n? bilememi?tir. Bunun sebebi Hâbil’in yeryüzündeki ilk maktul olmas?d?r.

Allah iki karga gönderir.
Birbirine sald?ran bu iki kargadan biri di?erini öldürür ve topra?a gömer. Bunu gören Kâbil, “Yaz?klar olsun bana; ?u karga kadar olup da karde?imin cesedini bile gömemedim!” diye kendisine sitem eder veya “Ben bu kargan?n yapt???n? yapmaktan aciz miyim” der ve ard?ndan karde?ini defneder.
f.hatice__karakaya - 30 Kas 2022 (17:04)
f.hatice__karakaya - 30 Kas 2022 (17:04)

  • Anonim
Cevap yazmak için oturum aç
Yanıtla
Doğrulanmış Veri
Hz. ?smail’in etraf?na toplanm?? olan Cürhümiler kavmi ile birlikte büyümeye ba?layan ?smail (a.s), ?brahim (a.s)’e bir vahiy gelmesi ile “O?lunu Allah yolunda kurban et” emrini yerine getirmek için ?smail (a.s)’i kurban etmek istemi?, fakat b?çak kesmeyen bir hale gelmi?tir. Bu s?nav? ba?ar? ile geçen ?brahim (a.s)’e imtihan?n?n hediyesi olarak koç verilmi? ve bu da art?k ?slam tarihine kurban bayram? olarak geçmi?tir.
f.hatice__karakaya - 30 Kas 2022 (19:18)
f.hatice__karakaya - 30 Kas 2022 (19:18)

  • Anonim
Cevap yazmak için oturum aç
Yanıtla
Doğrulanmış Veri
Mü?rikler, isti?âre meclisleri olan Dâru’n-Nedve’de toplanm??lar ve Resûl-i Ekrem Efendimiz’i öldürmeye karar vermi?lerdi. Bunun için de, aralar?ndan cesur, bahad?r ve sert tabiatl? biri olan Ömer bin Hattâb’? seçip göndermi?lerdi. Ömer, Âlemlerin Efendisi’ni öldürmek kast?yla gâfilâne bir ?ekilde yola ç?kt?. Yolda Nuaym bin Abdullâh’a rastlad?.
Nuaym, Ömer’in hâlinden ?üphelenerek:
“?Ey Ömer! Nereye gidiyorsun?” diye sordu. Ömer:
“?Atalar?n?n dînini b?rak?p yeni bir dîn getiren Muhammed’i öldürmeye gidiyorum!” dedi.
Basîretli sahâbî Nuaym (r.a.) zaman kazanmak niyetiyle:
“?Ey Ömer! Vallâhi nefsin seni aldatm??! Sen O’nu öldürdü?ünde Abdi Menaf O?ullar?’n?n seni sa? b?rakaca??n? m? san?yorsun?! Sen önce kendi âilene baksan daha iyi edersin?” dedi. Ömer hiddetlenerek:
“?Sen kimi kastediyorsun!?” dedi. Nuaym (r.a.):
“?Kimi olacak, eni?ten Saîd bin Zeyd ile karde?in Fât?ma’y? kastediyorum! Vallâhi ikisi de Müslüman oldular!” cevâb?n? verdi.
Nuaym (r.a.), Ömer’in bu çirkin emelini ö?renince, onu k?z karde?i ve eni?te­sinin evine yönlendirerek, durumu Allâh Resûlü’ne bildirmek için zaman kazanm??t?.
Nuaym’dan (r.a.) bu sözlerini duyan Ömer’in öfkesi iyice kabard? ve çok sinirli bir vaziyette, do?ruca k?z karde?inin evine yöneldi.
O esnâda, k?z karde?i ve eni?tesinin yanlar?nda Habbâb (r.a.) vard? ve Kur’ân-? Kerîm tâlîmiyle me?gul idi. Ömer’in h???mla kendilerine do?ru gelmekte oldu?unu gördükleri an, Habbâb’? evde bir odaya gizlediler. Fât?ma Hâtun da hemen Kur’ân-? Kerîm sahîfesini saklad?. Ömer eve girince:
“?Neydi o i?itmi? oldu?um sözler?!” diye gürledi. Eni?tesi ve k?zkarde?i:
“?Sen yanl?? duydun herhâlde, burada öyle bir ?ey yok!” dediler. Ömer:
“?Hay?r! Vallâhi ikinizin de Muhammed’e tâbî oldu?unu ö?rendim!” dedi ve h???mla eni?tesinin üzerine yürüdü. Onu h?rpalamaya ba?lad?. Araya giren karde?i Fât?ma’y? da tokatlad?. Bunun üzerine Fât?ma:
“–Yâ Ömer! Ne yaparsan yap! ?stersen bizi öldür! Biz Müslümanl?ktan aslâ vazgeçmeyiz!..” dedi.
Fât?ma (r.a.), îman cesâretiyle bu sözleri hayk?r?rken mübârek yüzünden ince bir ?erit hâlinde kanlar s?z?yordu.
Karde?inden böyle bir cevap beklemeyen Ömer ?a?k?nla?t?. K?z karde?inin yüzündeki kanlar? görünce de içinde bir s?z? duydu. Yapt???na pi?man ola­rak:
“–?u okuduklar?n?z? bir getirin hele!” dedi. K?z karde?i:
“?Biz senin sahîfeye bir ?ey yapmandan korkar?z!” dedi. Ömer:
“?Korkma!” dedi ve onu okuduktan sonra geri verece?ine dâir ilâhlar? üzerine yemin etti. Bunun üzerine, Fât?ma Hâtun, onun Müslüman olaca??n? ümîd ederek:
“?Ey karde?im! Sen puta tapt???n müddetçe temiz de?ilsin! Hâlbuki Kur’ân yaz?l? sahîfeye pâk olmayan dokunamaz!” dedi.
Ömer kalk?p gusledince, Fât?ma Hâtun ona sahîfeyi verdi. Sonra getirilen âyet-i kerîmeleri[1] okumaya ba?lad?:
“Tâ-hâ. (Ey Muhammed!) Kur’ân’? Sana s?k?nt?ya dü?esin diye indirmedik. Ancak Allâh’tan korkan kimse için bir ö?üt olarak (indirdik.)
(Kur’ân) yeryüzünü ve yüce gökleri yaratan Allâh taraf?ndan peyderpey indirilmi?tir. O Rahmân (kudret ve hâkimiyetiyle) Ar?’a istivâ etti. Bütün göklerde olanlar, bütün yerdekiler, bu ikisinin aras?nda ve topra??n alt?nda bulunanlar hep O’nundur.
Sen sözü izhâr etsen (de etmesen de müsâvîdir.) ?üphesiz O, gizliyi de, daha gizlice olan? da bilir.
Allâh O’dur ki, kendisinden ba?ka hiçbir ilâh yoktur. En güzel isimler O’nundur.
(Habîbim!) Mûsâ’n?n k?ssas? Sana geldi mi? Hani O, bir ate? görmü?tü de, âilesine: «Yerinizde durun, benim gözüme bir ate? ili?ti, belki size bir kor getiririm, yahut ate?in yan?nda bir yol gösterici bulurum.» demi?ti. Oraya vard???nda kendisine (taraf?m?zdan): «Ey Mûsâ!» diye nidâ edildi: «Ben, ?üphesiz senin Rabbinim. Hemen ayakkab?lar?n? ç?kar, çünkü sen mukaddes bir vâdi olan Tuvâ’das?n. Ben seni seçtim, ?imdi (sana) vahyolunacak ?eyleri dinle.»
?üphesiz Ben Allâh’?m, Ben’den ba?ka hiçbir ilâh yoktur. Onun için Bana kulluk et ve Ben’i zikretmek için namaz k?l. Çünkü k?yâmet muhakkak gelecektir. Onun vaktini gizli tutuyorum ki, herkes yapt???n?n kar??l???n? görsün. Sak?n k?yâmete inanmay?p kendi hevâ ve hevesine uyan kimse seni, ona îmân etmekten al?koymas?n; sonra helâk olursun.” (Tâ-hâ, 1-16)
Bu âyetleri okuyan Ömer, âdeta donakald?:
“?Bu sözler ne kadar güzel! Ne kadar de?erli!” demekten kendini alamad?.
Kur’ân’?n fesâhat ve belâgati kendisini son derece cezbetmi?ti. Bu sözler, bir be?erin aslâ söyleyemeyece?i hakîkat ve hikmetlerle doluydu. Bir an derin derin dü?üncelere dald?.
Hazret-i Ömer’in sözlerini i?iten Habbâb (r.a.), sakland??? yerden ç?k?p:
“?Ey Ömer! Vallâhi Resûlullâh’?n duâs? sana nasîb olacak. Allâh Resûlü dün:
«Yâ Rabbi! ?slâm’? Ebu’l-Hakem bin Hi?am veya Ömer bin Hattâb ile te’yîd eyle!» diyerek duâ etmi?ti. Ey Ömer! Art?k Allâh’tan kork!” dedi. Hazret-i Ömer, Habbâb’a:
“?Ey Habbâb! Sen beni Muhammed’in bulundu?u yere götür de Müslüman olay?m!” dedi.
Hemen yola ç?kt?lar. Bu seferki ad?mlar, îman a?k ve heyecân? içerisinde Resûlullâh’?n hakîkatini idrâk edebilmenin muhabbet ve i?tiyâk? ile doluydu.
f.hatice__karakaya - 30 Kas 2022 (19:23)
f.hatice__karakaya - 30 Kas 2022 (19:23)

  • Anonim
Cevap yazmak için oturum aç
Yanıtla
Doğrulanmış Veri
  • Anonim
Cevap yazmak için oturum aç
PaylaÅŸ
Editörde kullanabileceğiniz etiketler şu şekildedir;
Kullanım Önizleme
*kalın metin* kalın metin
__eÄŸik metin__ eÄŸik metin
--çizili metin-- çizili metin
> Alıntı
Alıntı
##Başlık##

Başlık

^Site içi arama yap^ Site içi arama yap
Tamam

1
modemde mavi ???k yan?yor 6 sonuç

Warning: Attempt to read property "baslik" on null in /home/gazian84/limbul.com/limbul/soru.php on line 2986

Deprecated: htmlspecialchars(): Passing null to parameter #1 ($string) of type string is deprecated in /home/gazian84/limbul.com/limbul/soru.php on line 2986

Fatal error: Uncaught Error: Attempt to assign property "baslik" on null in /home/gazian84/limbul.com/limbul/soru.php:2986 Stack trace: #0 {main} thrown in /home/gazian84/limbul.com/limbul/soru.php on line 2986